
“Adalet ve güven ilkeleriyle müvekkillerimizin haklarını koruyoruz.”

“Adalet ve güven ilkeleriyle müvekkillerimizin haklarını koruyoruz.”

EKAP yasaklama kaydı, bir firmanın kamu ihalelerine katılmasının belirli bir süre için yasaklandığını gösteren idari kayıttır. Elektronik Kamu Alımları Platformu’nda (EKAP) bu kaydın görünmesi, sıradan bir sistem güncellemesi değildir; aksine firmanın kamu ihalelerine katılımının bir idari işlemle durdurulduğunu ifade eder.
Bu aşamada firmaların yaptığı en büyük hata paniklemek ya da hiçbir şey yapmadan beklemektir. Oysa pasif kalmak, özellikle 60 günlük dava süresinin kaçırılması halinde, geri dönüşü ve telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle EKAP yasaklama kaydı görüldüğünde yapılması gereken ilk şey, kaydın hukuki dayanağını ve dava süresini netleştirmektir.
Uygulamada ihalelere katılmaktan yasaklanma kararı genellikle iki ayrı kanuni düzenlemeye dayanır:
1. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 58. madde
Bu madde, ihalelerde yasak fiil ve davranışlarda bulunan kişiler hakkında idarenin ihalelere katılmaktan yasaklama kararı vermesine imkân tanır.
2. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 26. madde
Bu madde ise sözleşmenin uygulanması sırasında ortaya çıkan aykırılıklar nedeniyle idarenin yasaklama kararı tesis etmesini düzenler.
Ancak bu ayrım yalnızca teorik bir ayrım değildir. Aksine, yasaklama kararının hangi kanun maddesine dayandığı davanın seyrini doğrudan etkiler. Çünkü dayanak madde değiştikçe:
Bu nedenle yalnızca EKAP kaydına bakarak hukuki değerlendirme yapmak doğru değildir. Yasaklama kararının gerekçesi ve işleme dayanak oluşturan belgeler incelenmeden sağlıklı bir hukuki sonuca varılamaz.
Yasaklamaya konu olan karar, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. Buna bağlı olarak iptal davası açma süresi 60 gündür. Üstelik bu süre hak düşürücü nitelik taşır.
Ancak uygulamada firmalar çoğu zaman EKAP yasaklama kaydını görür; buna rağmen Resmî Gazete yayım tarihini kontrol etmez. Oysa 60 günlük dava süresi, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Süre geçtikten sonra artık kararın hukuka aykırı olup olmadığı tartışmasının pratik bir sonucu kalmaz. Çünkü dava hakkı ortadan kalkar.
Bu nedenle EKAP yasaklama kaydı görüldüğü anda ilk yapılması gereken işlem, Resmî Gazete yayım tarihini tespit etmek ve dava süresini somut olarak hesaplamaktır.
Yasaklama kaydına dayanak oluşturan karar, bir idari işlemdir. Dolayısıyla bu işleme karşı açılacak iptal davası görevli idare mahkemesinde görülür.
Yetki kuralı ise işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer mahkemesidir. Nitekim bakanlık tarafından verilen yasaklama kararlarında uygulamada çoğunlukla Ankara İdare Mahkemeleri yetkili olur.
Dava ilk derece olarak idare mahkemesinde açılır; mahkemenin kararına karşı istinaf yolu Bölge İdare Mahkemesi’ne, temyiz yolu ise Danıştay’a açıktır.
Ancak dava yanlış yerde açılırsa süre yönünden ciddi risk doğar. Zira görev veya yetki hatası nedeniyle yaşanacak zaman kaybı, hak düşürücü sürelerin kaçırılmasına ve dava hakkının ortadan kalkmasına yol açabilir.
Hayır. Uygulamada birçok ihalelere katılmaktan yasaklama kararı, usul veya esasa ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle idare mahkemeleri tarafından iptal edilmektedir.
Nitekim uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:
Unutulmamalıdır ki yasaklama, ağır sonuçlar doğuran bir idari yaptırımdır. Bu nedenle idare, kusur unsurunu ve ölçülülük ilkesini somut olay çerçevesinde açık şekilde ortaya koymak zorundadır.
Ayrıca her sözleşme feshi ihalelere katılmaktan yasaklama sonucunu doğurmaz. Benzer şekilde her teknik eksiklik de yasak fiil olarak değerlendirilemez.
EKAP yasaklama kaydı görüldüğünde izlenmesi gereken yol nettir. Ancak bu süreci sistemli şekilde yürütmek gerekir:
Öncelikle yasaklama kararının Resmî Gazete’de hangi tarihte yayımlandığını belirleyin. Zira 60 günlük dava süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
Yasaklama 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesine mi, yoksa 4735 sayılı Kanun’un 26. maddesine mi dayanıyor? Dayanak madde, davanın hukuki çerçevesini ve ileri sürülecek iddiaları doğrudan etkiler.
İdare savunma hakkını usulüne uygun şekilde tanımış mı? Savunma için makul süre verilmiş mi? Savunma alınmadan karar tesis edilmiş mi? Bu hususlar, iptal davasında belirleyici olabilir.
Hayır.
EKAP yasaklama kaydı yürürlükte olduğu sürece firma;
kamu ihalelerine katılamaz.
Dolayısıyla yasaklama süresi devam ederken herhangi bir şekilde ihaleye katılım mümkün değildir. Bu nedenle dava süresinin doğru yönetilmesi ve sürecin baştan itibaren stratejik biçimde kurgulanması kritik önem taşır.
Yasaklama kararı, şirket açısından yalnızca idari bir yaptırım değildir; kamu ihalelerine katılımın fiilen durması ve ticari faaliyetlerin ciddi biçimde etkilenmesi anlamına gelir.
Bununla birlikte her yasaklama kararı hukuka uygun değildir. Nitekim idare mahkemeleri, usul hatası, kusur değerlendirmesi ve ölçülülük ilkesi yönünden birçok yasaklama kararını iptal etmektedir.
Bu süreçte belirleyici olan, 60 günlük dava süresini kaçırmamak ve dosyayı teknik yönleriyle zamanında değerlendirmektir. Süre geçtikten sonra haklılık iddiası çoğu zaman pratik bir sonuç doğurmaz.
Bu nedenle ihalelere katılmaktan yasaklanan firmalar, karar metni ve dayanak belgeler incelenmeden genel bir değerlendirmeyle hareket etmemelidir. Kamu ihale mevzuatına ve uygulamasına hâkim bir hukukçu, süreci baştan itibaren doğru stratejiyle yürütmelidir.
Bu tür durumlarda, yasaklama kararına karşı açılacak iptal davasının şartları, görevli mahkeme ve yürütmenin durdurulması süreci ayrıca değerlendirilmelidir. İhalelerden yasaklanma kararı iptali davası hakkında ayrıntılı bilgiye ilgili yazımızdan ulaşabilir veya bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.